Alelacele araçlara tıkışan insanlar bi amaç için biraraya gelmişlerdi.Yağmura çamura aldırmadan, gözlerini Happy Birthday bürümüş insanlar O'na doğru koşuşturuyordu.
Bense tüm bu olana anlam veremiyordum.5N1K beynimi kemirmekte, yüz kaslarımın acayip şekiller almasını kontrol edemiyordum.
Oysa herşeyin nedeni bu mucizeye tanık olmaktı.Öylesine bi mucizeydi ki; kalabalıkların akıttığı gözyaşları sel olmuştu.Sellerin meydana getirdiği gözyaşı gölcüklerinden asfalt görünmez olmuştu.Bakanlara asfaltın ağladığı imajı veriliyordu.
Derken doğa da kendini tutamayıp,koyvermişti kendini.Meydanları dolduran kalabalıkların gözyaşları karşısında o da bıraktı yaşlarını.Ağır bi matem havası vardı sanki, bu matem havası parlak bi geleceğin müjdecisiydi ve doğanın gözyaşları öylesine ağır öylesine güçlüydü ki, ondan korunmak isteyen matemcilerin şemsiyelerini kırıp geçiyordu.
Saatler 15:40 yı gösterdiğinde testler tamamlanmak üzereydi,heyecanlı bi bekleyiş başlamıştı.Taksimden yola çıkan metro 3dakika sonra HacıOsman istikametinden gelecek olan metroyla çarpışacak,güç açığa çıkacak ve beklenen bebek dünyaya gelecekti.
O sabah hiç kimse bi rockstar olarak uyanmamıştı.Serkan'ın doğduğu gün rockstar olarak uyanmak kimin haddineydi.
Yakubun merdivenlerini yavaşça tırmanan Serkan, yeryüzüne çıkmaya hazırlanıyordu.
Dünyanın dört bi yanından insanlar onu görmeye geliyorlardı.
Kilometrelere sığmayan kuyrukların dileklerini küçük bi kız çocuğu dile getirmişti.
İyiki doğmuştum, iyiki vardım!

Tecavüz olaylarının artışı Pedro amcayı da etkilemiş olmalı ki tecavüz temalı bi film çekmesine sebebiyet vermiş (2011).İyiki de vermiş, aslolanın tecavüz eyleminden öte, hem tecavüz eden hemde tecavüz edilen olmanın haleti ruhiyesini bi karakter üzerinden anlatmayı ustalıkla başarmış. Banderas pyscho bi plastik cerrahı oynuyor, fevkaladenin fevkinde:).Pompalanmış erkeklik olgusuyla kendine erkeklik üzerinden kimlik yaratmaya çalışan bir gencin, tecavüzü erkekliğe giden bi basamak olarak görmesi ve bunu gerçekleştirme girişimiyle bu basamak erkekliğe giden yol olmaktan çıkıp kadınlığı anlamaya giden ters virajlar haline gelir.Artık hem özgürlüğü hem yeni kimliği adına mücadele vermesi gerekir (gerçek bi travma).Sadece anlık zevklerden ibaret hayatı bozulur, yerini ağrılı, sancılı yeni bi hayata bırakır.
2005 yapımı Hint-Amerikan filmi.Oyuncular muhteşem, her muhteşem film gibi Oscarlık, tabii ölçüt Oscar'sa.Ayesha Kapoor gibi küçücük bir kızın devleşen oyunculuğuyla, 'oyunculuktan öte performansıyla', oyuncuyum diyenleri cebinden çıkaracak harika film. Sabrımın sınırlarını bana tekrar düşündürten, başarısızlığı bile kutlayabilme yetisini kazandıran, burnumun içinde gizli bir çeşme olduğuna kanaat getirdiğim bir Sanjah Leela Bhansali filmi.Akıl sahibi her yaratığın izlemesi şart! Neden mi? Çünkü hayat bi dondurma ve erimeden tadı çıkartılmalı.